Boyun fıtığı ameliyatı sonrası ne yapmalı? Peki ya gençler veya yaşlılarda?
Bir
beyin cerrahı olarak, beyin ameliyatı yapmak asıl işimiz olmakla birlikte, bel
ağrısı tedavisi ve boyun ağrısı tedavisi konularını incelerken, bel fıtığıameliyatı ve boyun fıtığı ameliyatı konularına girmek beyin cerrahi Ankara
camiasında da kaçınılmaz.
Boyun
fıtığı ameliyatından sonra boynunuzdaki yaranıza en az 3 gün mutlaka hiç su
değmemesine dikkat etmelisiniz. Günümüzde genellikle yaralar gizli dikişle
kapatıldığı için, bu sürenin sonunda pansumanınızı çıkarıp atabilir ve
banyonuzu yapabilirsiniz. Ama eğer dikişlerinizi aldırmanız gerektiği
söylendiyse, bu takdirde 5. gün dikişlerinizi aldırmanız ama bu süre boyunca
yaranızın pansuman ile örtülü olması gerekecektir.
İlk
haftayı daha çok ev içinde ve genellikle yatakta istirahat ederek geçirmeniz
uygun olacaktır; ilk haftadan sonra aralıklı olmak kaydıyla evden çıkıp
dolaşabilir, hatta uzun süreli olmamak kaydıyla işe bile gidebilirsiniz. Bir ay
dolduğunda, işinize veya evinize yakın bir merkezde; 1 ay süreyle olacak
şekilde fizik tedaviye başlayacaksınız. Fizik tedavi süresinde size
öğretecekleri hareketleri ise bundan sonra hayatınızın bir parçası hale
getireceksiniz.
Fizik
Tedavi bittikten sonra, 1 ay boyunca da egzersiz yapıp daha sonra; yani 3 ay
sonunda bir spor salonuna üye olup ağır sporlarla uğraşabilir ve ağır
işlerinize geri dönebilirsiniz. Ameliyat sonrasında size verilen ağrı kesici,
kas gevşetici ve antibiyotiklerinizi, cerrahınızın size önereceği süre boyunca
kullanıp sonra bırakacaksınız. Unutmayın ki ameliyatı, ilaçlardan da kurtulup
kaliteli bir yaşama ulaşmak için oldunuz.
Sert
bir yatakta yatın, yani yerde veya sert bir tahtanın filan üzerinde değil;
sıradan bir hazır yaylı yatağın üzerinde. Kanepede filan yatmayın. Yatağınızı 8
yılda bir değiştirin. Alaturka tuvalet kullanmayın, daima klozete oturun. Eğer
alaturka tuvaletten vazgeçmek sizin için olanaksızsa, o zaman yeni tasarlanan
alçak oturumlu klozetlerden edinin. Otururken de koltukta değil, sandalyede;
yani geriye kaykılmadan oturun.
Belinizi
soğuktan koruyun. Dengesiz ve zorlayıcı hareketler yapmayın; mesela çok ağır
nesneleri kaldırmayın ve tek elinizde ağırlık taşımayın. Uygun olmayan
şekillerde uzun süre oturmayın. Eğer size belli bir süre korse kullanmanız
söylendi ise, bu süre içinde korsenizi otururken ve ayakta iken asla
çıkarmayınız ama korsenizi asla size önerilen süreden fazla da kullanmayın. Tabii
ki tüm bu okuduklarınız, en iyi beyin cerrahı olduğunu düşündüğünüz cerrahınız
size aksine bir şey söylemedi ise geçerlidir.
Bu
tip fıtıklar çocuklarda çok nadirdir, hatta 18-20 yaşlarında bile pek
görülmezler. Bu yaşlarda fıtık genellikle travmaya bağlı olarak birdenbire
ortaya çıkar. Ancak görüldüklerinde de ameliyatları hiç kolay değildir, çünkü
daha sonraki yıllarda ortaya çıkabilecek sorunlara yönelik teknikler de
kullanılması gerekecektir; bu nedenle mutlaka tecrübeli ellerde yapılmaları
gerekir.
Böyle
erken yaşta fıtık görüldüğünde olaya eşlik eden ekstra bir hastalık, mesela
doğumsal bir anormallik veya bir bulaşıcı hastalık olup olmadığına da dikkat
etmek gerekir. Ayrıca çocukları bu tip durumlardan korumak için; ağır işlerde
çalışmalarına, ağır okul çantaları taşımalarına izin vermemek gerekir. Eğer
zorunlu olarak ağırlık kaldıracaklarsa da, bunu simetrik olarak yapmaları; yani
tek kolla dengesiz olarak ağırlık taşımamaları gerekir.
Bu
tip fıtıklar yaşlılarda da çok nadirdir, hatta 60 yaşlarından sonra pek
görülmezler. Bu yaşlarda fıtık genellikle yıllardır süre gelen zedelenmelerin
sorucunda yavaşça ortaya çıkar. Ancak görüldüklerinde de ameliyatları hiç kolay
değildir, çünkü yıllar içinde ortaya çıkmış ve halk arasında “Kireçlenme” denen
kemik yapıya ait sorunlarla yine ileri yaşlarda özellikle kadınlarda ortaya
çıkan kemik erimesine yönelik teknikler de kullanılması gerekecektir; bu
nedenle mutlaka tecrübeli ellerde yapılmaları gerekir.
Böyle
geç yaşta fıtık görüldüğünde olaya eşlik eden ekstra bir hastalık, mesela
bulaşıcı bir hastalık veya sinirlere zarar veren, şeker hastalığı benzeri
kronik bir hastalık olup olmadığına da dikkat etmek gerekir. Ayrıca yaşlıları
bu tip durumlardan korumak için; ağır işlerde çalışmalarına, ağır eşyalar
taşımalarına izin vermemek gerekir. Eğer zorunlu olarak ağırlık kaldıracaklarsa
da, bunu simetrik olarak yapmaları; yani tek kolla dengesiz olarak ağırlık
taşımamaları gerekir.
Comments
Post a Comment