Egzersiz ve Ergonomi Hakkında
Belfıtığı ameliyatı veya boyun fıtığı ameliyatı olduysanız beyin cerrahı doktoru
size egzersiz yapmanızı önerecektir. Aslında “pilates” denen egzersiz, insan
omurgası için; yani boynunuz, beliniz veya sırtınız için yapabileceğiniz en iyi
ekzersiz türüdür. Çünkü bu zaten omurga sağlığı için geliştirilmiştir.
Deneyimli bir hoca eşliğinde yapılarak öğrenildiğinde; herkesin, her yerde, herhangi
bir alete veya cihaza ihtiyaç olmaksızın yapabileceği kadar da basittir. En iyi
beyin cerrahı hastalarına hep “plates” önerir.
Tüm
vücut hareketleri ve duruşu (dik oturtmak ve dik durmak da dahil) yeterli kas
gücüne ve esnekliğine ihtiyaç duyar. Bu güçlü kaslar da ancak yavaş şekilde
yapılan germe ve güçlendirme egzersizleri ile elde edilebilir. Egzersiz
sırasında ortaya çıkan ve vücudunuzun merkezinden dışa doğru, yani kol veya
bacaklara uzanan ağrılar; egzersize devam edildikçe giderek vücudunuzun merkezinde
toplanacak ve gelişme gösterip
iyileşmeye başladığınız anlamına gelecektir. Tabii ki ciddi derecede ve ani
ağrınız olursa egzersize devam etmeyin ve doktorunuzu durumdan haberdar edin.
Yürüme, yüzme ve bisiklet sürme gibi
aerobik egzersizler ise kaslarınızı güçlendirir. Bunun da iki yararı olur:
Birincisi, kan akımını hızlanır, besin öğeleri hasarlı bölgeye daha bol gelir
ve dokuların tamiri kolaylaşır. İkincisi de, dayanıklılığınız artarak günlük
yaşam işlevleriniz gelişir ve iş yapabilirliğiniz artar. Özellikle vücudun
merkez kısmındaki kaslar; kor egzersizleri ile güçlendirilirse, dengeyi
sağlayarak günlük hareketleri çok daha rahat yapmanızı sağlar ve düşme
riskinizi azaltır.
Rahat
olun! Ama her yerde, her zaman! Yani demek istediğim o ki, otururken-yatarken-çalışırken
bile. Peki bu mümkün mü? Evet, çünkü unutmayın; hayatın merkezinde siz
varsınız, her şey size göre düzenlenmiş olmalı. Masanızın amacı sizin üstünde
rahat çalışmanız, yoksa göze hoş görünmesi değil. Sandalyenizin amacı ise sizin
üstünde rahat oturmanız, başka bir amacı yok. Yatağınız da öyle, arabanızın
koltuğu da. Hepsi ergonomik olmalı, yani size tam uygun olmalı.
Günümüzün,
odağına insanı almış uygar toplumlarında böyle en azından. En rahat şekilde
çalışabileceğiniz, dinlenebileceğiniz bir ortamın nasıl olması gerektiği zaten
ergonomi bilimi tarafından belirlenmiş durumda. Size düşen ise, işvereninizden
bu özelliklere sahip büro mobilyası istemek ya da evinize eşya satın alırken
üreticinizden bu standartlara uygun ürünler temin etmesini istemek.
Ankara
beyin cerrahi doktorlarının da dediği gibi, tüm iş kazalarının dörtte birinin
bir şey taşırken olduğu biliniyor. Ağırlık kaldırırken ve taşırken olan kaza
riskini; yükün ağırlığı, yatay ve dikey uzaklıkları, asimetri açısı, kaldırma
frekansı, kavrama klasifikasyonu ve çevresel değişkenler belirliyor. İşyeri
hekiminizden sizi bu konularda eğitmesini isteyin. Mesela gün içinde 2 saatten
fazla ayaklara destek vermeden oturmak, beli bükerek veya eğerek çalışmak, diz
çökerek çalışmak; veya sürekli eller ve kollar baş hizasının üzerinde çalışmak
belinize kalıcı zarar verir. Şunu da sakın unutmayın, bel fıtığı sorunlarının
üçte biri ve boyun fıtıklarının da hatırı sayılır bir çoğunluğu; aslında meslek
hastalığı grubuna giriyor ve pek çok uygar ülkede artık işçi-işveren arası
tazminat davalarının konusu oluyor. Beyin cerrahisi Ankara doktorları da bunun
farkında.
İdeal
çalışma pozisyonu için de temel bir takım kurallardan söz edebiliriz. Öncelikle
bilgisayar monitörünün kolunuz uzaklığında olması gerekiyor. Çalışacağınız
ideal masa yüksekliğinin öyle olması gerekiyor ki, sonuçta kolunuz vücudunuzdan
20 derecelik bir açı ile önde olsun ve dirseğinizdeki açı 90 derece ile 120
derece arasında olsun. Klavye önünde ve mouse pad önünde, bileğinizi üstüne
yerleştirebileceğiniz sünger yastıkçıklar olması gerekiyor. Masadaki çalışma
ışığının arkadan veya yandan gelmesi gerekiyor.
Comments
Post a Comment