Bel Fıtığı Ameliyatı Hakkında
Bel fıtığı ameliyatı veya boyun fıtığı
ameliyatı olması gereken hastaların en çok sorduğu soru budur. Bel fıtığı
kendiliğinden iyileşebilir mi? Aynı soruyu, “Bel fıtığı kendiliğinden geçer
mi?” veya “Disk fıtığı kendi kendine iyileşebilir mi?” veya “Disk hernisi
kendiliğinden geçer mi?” diye de sorabiliriz. Bazı hastalarda bel ve boyun
fıtıklarının kendiliğinden, yani herhangi bir ilaç veya fizik tedavi
kullanmaksızın iyileşebildiğini; daha 20 yıl önce dünyada ilk kez fark edip
uluslararası bilim dünyasını haberdar eden ben oldum. Tabii ki hiç bir sorun
yaşamadan aylar içinde giderek iyileşen bu şanslı hastalar binlerce hasta
arasında sadece bir kaç kişi idi...
Unutmamak gerekir ki, doktorların
teşhis ve tedavi olanakları ancak son 50 yıl içinde gelişmiş olsa da; insanlar
binlerce yıldır bel veya boyun fıtığı oluyorlardı. Hiç bir tedavi şansı olmayan
bu hastaların kol veya bacaklarında felçler gelişiyor ve sonuçta tabiri caizse
sinirleri ölünce ağrı da geçiyordu.
Günümüzde hiç kimsenin felç olma
riskini göze alabileceğini sanmıyorum. Dahası günümüzde hiç kimsenin, küçük bir
şans ta olsa kendi kendine iyileşme umudu ile aylarca aktif yaşamından uzak
kalabileceğini de sanmıyorum. Yani, unutun gitsin...
Bu soruyu “Bel fıtığı ameliyatı şart
mı?” veya “Disk hernisi ameliyat edilmeli mi?” diye de sorabilirdiniz.
Cerrahların tüm hastalarına ameliyat önerdiği gibi bir algı var. Oysa benim
ameliyat önerme oranım taş çatlasa %10’u geçmez. Yani gördüğüm her on hastanın
en fazla birine ameliyatla tedavi öneriyorum. Zaten bundan daha çok ameliyat
yapmaya zamanım da, enerjim de izin vermez. Eminim pek çok aklı başında beyin cerrahı
meslektaşım için, yani sizin aradığınız şekilde en iyi beyin cerrahı için de
durum bundan farklı değildir.
Oysa unutmamak gerekir ki bir dahiliye
doktoruna, nöroloji uzmanına vs. gittiğinizde elinizde bir tedavi önerisi, bir
reçete almadan asla dışarı çıkmazsınız. Zaten bir çözüm önerisi ile
karşılaşmazsanız da hayal kırıklığına uğrarsınız. Benzer şekilde beyin cerrahı
Ankara şehrinde de size bir çözüm önerisi getirecektir. Sanmayın ki bu her
zaman sizi ameliyat etmek istemesi anlamına gelsin.
Mikrodiskektomi, bel ve boyun fıtığı
ameliyatlarının mikrocerrahi ile yapılması yani “mikroskobik diskektomi”
anlamına gelir. Bunlar aslında açık cerrahiler yani narkoz altında ve hastanın
derisi kesilerek yapılan ciddi ameliyatlardır. Ancak çok düşük denebilecek
risklerle yapılan, yani ameliyat mikroskobu ile sağlanan daha detaylı bir görüş
ve daha etkili bir aydınlatma altında yapılan mikroskobik ameliyat şeklinde;
hastanın cildindeki çok küçük kesilerden girilerek yapılabilen bu ameliyatlar,
aslında çevre dokulara daha az zarar verilerek yapılan ve dolayısı ile
enfeksiyon benzeri sorunların daha az görüldüğü ameliyatlardır.
Bu ameliyatlar sayesinde hem hastanın
ameliyattan sonra çok kısa bir süre içinde hastaneden çıkıp normal yaşamına
dönmesi mümkün olmakta, ve hem de ameliyat sonrası yaşam kalitesinde hiç bir
değişiklik olmaması sağlanabilmektedir.
Halk arasında “kansız ameliyat”,
“kapalı ameliyat”, “ameliyatsız cerrahi tedavi” gibi adlarla bilinen, tıbbi adı
ile “laparoskopik ameliyat”, “endoskopik diskektomi”, “nükleoplasti”, “ozon
enjeksiyonu”, “lazer diskektomi”, “hidrodiskektomi”, “anüloplasti” de denen bu
ameliyatlarda beyin cerrahı hastanın cildinde kesi yapmamakta, yani bir iğne
deliğinden girmektedir.
Söz konusu yöntemleri uygularken
gelişmiş teknoloji ürünü sistemler kullanılması zorunlu olduğu için masrafları
doğaldır ki diğer ameliyatlara göre daha yüksektir. Ancak buna karşılık, en iyi
beyin cerrahı tarafından yapıldıklarında risk oranı yok denecek kadar düşüktür.
Bu işlemler sırasında hasta uyutulmamakta, yani
narkoz verilmeyen hastaya ameliyat; hasta uyanık iken lokal uyuşturma yolu ile
yapılmaktadır. Bu sayede hastanın hastanede bir gece bile kalması gerekmemekte,
yani işlemden bir kaç saat sonra hemen ağrısız olarak ayağa kalkıp; bir
bilemediniz iki hafta içinde aktif yaşamına dönebilmektedir.
Comments
Post a Comment